|
İçmeler’de
restoran ve
barcıların
kurdukları bir
dernek
mensupları,
meslekleri ile
ilgili sorunları
dile getirmek
üzere yürüyerek
gösteri
yapmışlar ve ant
içmişler.
“Turisti
rahatsız
etmeyeceğime,
kazıklayıp
dolandırmayacağıma,
buna karşılık
hizmetimin
karşılığını
alacağıma,
şerefim üzerine
ant içerim” Bu
andı çok anlamlı
bulan yerel
basından bazı
gazeteler de
konuyu 1.
sayfadan
“Anlamlı Ant”
başlığı ile
vermiş.
Üzülerek ben bu
andı hiç anlamlı
bulmadığımı
belirtmek
isterim.
Şerefli bir
insan zaten
turisti
kazıklamaz,
dolandırmaz ki
oturup ta
yapmadığı şeyler
üzerine bir
metin yazıp ta
ant içsin. Emek
veren, emeğe
saygılı olan
insan tabii ki
emeğinin
karşılığını
almak ister,
hakkıdır da.
Ancak “bu
emeğimin
karşılığını
alırsam, seni
kazıklamam ya da
dolandırmam”
demek
yakışıksızdır
hatta suçtur.
Bu sorunlar,
kötü niyetten
değil, deneyimli
bilinç
eksikliğinden ve
iletişim
bozukluğundan
kaynaklanmaktadır.
Aynen “No
Hassle”
kampanyasında
olduğu gibi.
Türkçesi “Taciz
Yok” olan bu
kampanyayı
vizyon sahibi
olduğunu iddia
eden bir grup,
geçtiğimiz
yıllarda, Türkçe
hariç tüm
dillerde
Dünya’ya ilan
ederek, yol
afişleri yapıp,
Marmaris
Belediyesi
desteği ile her
yere asarak,
güzel
Marmaris’imize
“Tacizci”
damgasının
vurulmasına yol
açmıştı.
Bu kampanyayı da
düzenleyenler,
elbette ki kötü
niyetli değildi.
Taciz sorununu
gündeme
taşıyarak
çözmekti
amaçları. Ama
kurban, tüm
Marmaris oldu.
Tüm yerli ve
yabancı
turistler için,
aman dikkat
“Marmaris’te
Taciz Sorunu
Var” haber
başlıkları ön
plana çıktı ve
ne yazıktır ki,
turizm
sektöründe bu
işi layığı ile
yapan doğru,
dürüst esnaf da
bu damgayı
yiyerek
lekelendi.
İçmeler Belediye
Başkanının da
bir esnaf olarak
altına imza
attığı gazete
haberlerinde yer
alın bu ant
metni umarım
daha önceki No
Hassle
kampanyasında
olduğu gibi afiş
olarak beldenin
çeşitli
yerlerine
asılmadan bu
yazım yayınlanır
da, okuyan en
ilgililer ve en
bilgililer
tarafından
sağduyu ile
gerekli önlemler
alınır.
Böylelikle daha
“No Hassle”
yeni, yeni
unutulmaya
başlanmışken bir
de “Kazıkçı,
Dolandırıcı”
damgası yapışmaz
Marmaris’in
yakasına.
İyi niyet,
bilgi, deneyimle
birleşip, kültür
sanatla
yoğrulmadıkça,
doğru, dürüst
işler başarmak
olanaksızdır.
Aristo’nun
dediği gibi, güç
ve zenginlik
cahillerin
elinde ise,
toplum daha çok
zarar görür.
Marmaris
Belediye Başkanı
belki de onca
yararlı iş
yapmasına
rağmen, toplumla
doğru iletişim
kuramadığı, bu
konudaki
görevliler
tarafından
yanlış
yönlendirildiği
için zor günler
yaşamaktadır.
Marmaris
Uluslararası
Denizcilik ve
Bahar
Festivalinin
açılışındaki
”Biz Gâvur
Yöneticiler
Değiliz” sözü,
toplumda
tartışmalara yol
açmış, yıllardır
ülkemizde
yaşamakta olan
tüm yabancı
uyruklu
hemşerilerimiz,
bu söze anlam
verememiş,
kırılarak
üzülmüşlerdir.
İnsan topluma
karşı bir söz
söylerken bin
düşünmeli, bir
söylemelidir.
Hele, o toplumun
başkanı isen,
yüz bin düşünüp
bir
konuşacaksın,
kentinde yaşayan
herkes için bir
durup
düşüneceksin ve
öyle
konuşacaksın
“Sayın Başkan”.
Ya da sen
susacaksın
toplum bilim
eğitimi almış
Kültür ve Sosyal
İşler Müdürünü
konuşturacaksın.
Ama pardon, siz
bu kadro
gereksiz, bu
görevi zaten
Basın ve Halkla
İlişkiler
birimimiz
yönetiyor
diyerek iptal
ettirmiş, var
olan kadroyu da,
ruhsat işlerine
vermiştiniz
“unuttum” özür
dilerim.
Eh o zaman,
bundan böyle, ya
kâbusun olacak
bu sözle beraber
yaşamak, ya da
ilk kez “özür
erdemdir” yolunu
seçerek, bu ağır
vebalin altında
ezilmekten
kurtulmayı
deneyeceksin.
Bence özür dile
ve rahatla.
Göreceksin ki
özür dilemek
insanı
ferahlatıyor.
Bir alışacaksın
özür dilemeye,
ardından her gün
dilediğin
özürlerle, bu
güne değin
icraatın
sırasında
kırdığın
binlerce insanın
gönlünü tek, tek
almaya
başlayacaksın.
“Üfff bu zor
iş, yıllar
sürer” deme,
sebat et.
Göreceksin ki
sonuç hem senin,
hem de Marmaris
için çok iyi
olacak.
Kimseye kırgın
gitme bence, ama
gene de sen
bilirsin, benden
söylemesi.
Hoşça kalın,
dostça kalın.
Umur Özlüer
20/05/08
Marmaris
YAZI İLE İLGİLİ
YORUMLARINIZI,
MESAJLARINIZI
İLETİŞİM FORMUNU
KULLANARAK
GÖNDEREBİLİRSİNİZ>>>

|