|
BASIN BU KEZ
ÇUVALDIZI
KENDİNE BATIRDI
24 Temmuz Basın
Bayramı
Etkinlikleri
“Forum
bildirisi”
Gerek ulusal,
gerekse de
yerelde; iyi
okur, iyi
dinleyici, iyi
izleyici, iyi
medya;
iyi politikacı,
iyi yönetici
demektir.
Medyadaki
yozlaşma, bu gün
için
kalitesizliği ve
güvenilirlik
sorununu da
taşımıştır,
gazetecilik
dünyasına.
Bu sorunun
anası; okurdur,
dinleyicidir,
izleyicidir.
Okur, dinleyici,
izleyici,
bilinçli
olmayınca, iyi
ile kötüyü ayırt
edememektedir.
Bu ortamda ise
medya, okuyucu,
dinleyici ve
izleyici için,
eğitici, sosyal
ve kültürel
anlamda
geliştirici
programlar yapıp
yayınlamak
yerine, işin
kolayına
kaçarak, onların
talebi olan, içi
boş, uyuşturucu,
yozlaştırıcı
bilinçsiz
tüketimi teşvik
eden yayınları
sunarak,
toplumsal
görevini göz
ardı ederek,
sektöre sadece
ticari gözle
bakarak, cebini
doldurma
çabasındadır.
Üstelik bu çaba,
sadece ticaretle
kalmayıp, her
türlü ahlaksız
teklifin
değerlendirilerek
kitleleri
yanıltıcı,
düzmece gerçek
dışı haberlerle
toplumu
yönlendirme
hedefine
varmaktadır.
Bu kirli işin
karşılığında da,
çeşitli
menfaatlerin
elde edilerek
servetlerine
servet katma
yarışına
dönüştürülmüştür
uluslararası
medya tröstleri,
ulusal
işbirlikçileri
ve yerelin
yalakaları
tarafından Medya
sektöründe.
Bu olayın
sorumlusu
olanlar, toplum
adına
yöneticileri
denetlemek
görevi olan
medyayı satın
alarak, medya
tarafından
denetlenmek
yerine, medyayı
denetlemeyi
tercih eden
siyasilerdir.
Bunlar gün
geçtikçe, özgür
medyaya yaşam
sansı bırakmayan
bir tutum
içersindedirler.
Sahte alkışlarla
var olan bu
yerel
yöneticiler,
gerçek yapıcı
eleştirilere
tahammül
edememekte,
ellerindeki her
güçle, özgür
medyayı yıldırma
ve yok etme
çabasındadırlar.
Geçtiğimiz
aylarda
Marmaris’te
bulunan basın
yayın
kuruluşları ve
televizyonların
birbiri ardına
defalarca
mühürlenmesi, bu
tahammülsüzlüğün,
özgür basını
yıldırma ve yok
etme çabalarının
en belirgin
göstergesidir.
Bu aşamada
onurlu, özgür,
ilkeli bir
medyanın
oluşması ve
yaşaması için
hepimize görev
düşmektedir.
Dün öptüğü eli,
bu gün ısıran,
her devrin
işbirlikçi
medyasının,
satılık, kiralık
kalemlerinin
Gazetelerine,
Radyolarına ve
Televizyonlarına
prim vermeyerek
işe
başlayabiliriz.
Bu tür yayınları
okumaz,
dinlemez,
izlemez ve
reklâm vererek
büyültmezsek,
bir müddet
sonra, ya yok
olurlar, ya da
düzgün
yayıncılık
yaparak ayakta
kalmaya
çalışırlar.
Bu yayınların
iplerinin
kimlerin elinde
olduğunu anlamak
için, künyesine
değil, reklam
verenlerine
bakmak, iki
günde bir
haberlerine konu
olanlarla,
röportajlarına
çıkanları takip
etmek
yeterlidir.
İşte bu aşamada,
yerel yönetimler
ve medya
ilişkisi, kirli
midir ,yoksa
temiz midir
anlaşılabilir.
Bir okur, bir
dinleyici ve bir
izleyici olarak,
medyanın yayın
denetiminin
sorumlusu
olmalıyız.
Manşete
çıkarılan gerçek
dışı haberden,
gündemden
hasıraltı edilen
gerçek habere,
yankı
uyandırılarak
halkın gözünü
ana sorunlardan
uzaklaştıran
Marmaris yerel
televizyonunun
yayınlarını
dikkatlice takip
etmeli,
gerektiğinde
ilgili merciler
nezdinde
uyararak
vatandaşlık
görevimizi
yerine
getirmeliyiz.
İmla hatasından
geçilmeyen,
fotoğrafı, mizam
plajı bozuk,
baskısı kötü
ayıplı mala
karşı tüketici
haklarımızı
koruyarak
mücadele etmek
vatandaşlık
görevimiz olup,
günümüz
teknolojisinin
hatasız ,çağdaş
ve gerçek
haberlerini
veren özgür
medyayı
destekleme de
,ana amacımız
olmalıdır.
Unutmayın,
özgür,doğru
Haber = Hayattır
Hayatınızı
karartmalarına
müsaade etmeyin.
Satılmış
medyanın
,Abdülhamit
sansüründen daha
az daha
tehlikeli
olduğunu
sanmayın. Dünün
Abdülhamit’leri
bu günün
Abdülacarları,
Abdültayyipleri
ve Abdülbuschlar
olabilir.
Yılmayın, özgür
onurlu medya
mücadelenizden
vazgeçmeyin.
Okunan
gazeteleriniz,
dinlenen
radyolarınız,
izlenen
televizyonlarınızın,
“Özgür”
Yerel
Yöneticilerinizin,
birlik ve
beraberlik
içersinde, halka
doğru, dürüst,
ayırımsız hizmet
veren tüm
toplumu sevgi
ile kucaklayan,
ülkesini seven,
demokrasiye
inançlı
Cumhuriyete
saygılı, erdemli
kişiler olmasını
dilerim.
Saygılarımla
Umur Özlüer
23/07/08
|