ÖDÜL KOMEDİSİ
Gün geçmiyor ki, memleketin altını oyan, denizini
dolduran, ağacını kesen, turizmini sabote eden bir kişi
ödüllendirilmesin,
Bence, suç işleyenin bir kabahati yok. Kabahat, onu
nice suçlara daha teşvik eden ödülleri verende.
Suçun takdiri olur mu? Bizim memleketimizde olur.
Biz her şeyin iyisini takdir etmeyi, iyi biliriz. Tere yağdan kıl çeker
gibi yaptığı suçlardan sıyrılanlara , milleti devleti soyanlara gıpta
ile bakar, kocaların,çocukların kafasına kaka,kaka örnek gösteririz.”
Bak eloğlu nasıl köşeyi dönüyor, sen hala uyu bakalım” lafları gırla
gider akşam sofralarında, haramzadelerin yaşantısına özenilen, toplu
uyutma aracı olan televizyon seyredilirken.
Darbecileri baş tacı yapar plaketlere boğarız.
Adama yalakalık yapma adına plaketten gına getirip te “Ben bu kadar
plaketi ne yapayım, hepsini denize atmayı düşünüyorum” dedirttiğimizde
de üzülüp alınırız. Şahsına münhasır bir milletizdir vesselam.
Bodrum Güllük’te denizi doldurana kaymakam ve
turizm müdürü , Marmaris’te sahilini temiz tutup bir umumi tuvalet
yapamadığı için Mavi Bayrağını kaybeden belediye başkanına rehberler
derneği eli ile, turizme olan katkılarından dolayı ödül veririz.
Bu arada yalakalık yarışında arda düştüğü endişesi
ile sivil toplum kuruluşları art ,arda dizilir görevini yapmayan , ya da
yanlış yapanların huzuruna.
Dört yıldır tüm uyarılara rağmen engelliler adına
Belediye binasında herhangi bir düzenleme yapılmayan, Marmaris Belediye
binasına kucaklanarak çıkarılan tekerlekli sandalyeleri ile çıkarlar
engelliler, engelleri kaldıramayan yönettiği kenti,i herkes için
yaşanabilir olanakları sunan bir kent haline tüm uyarılara rağmen
getiremeyen bir başkanın huzuruna.
Ve bu güne kadar engelliler adına
yapılmayanlardan dolayı şükranlarını sunarlar, bir de plaketle
belgelerler aymazlıklarını, kendilerinin ve yönetenlerin.
Marmaris’in, belediye tarafından kapatılan tek
sinemasının açılması adına açılan kampanyaya, imza koyamayan sivil
toplum kuruluşlarının başkanları, sinemayı kapatan, güzel sanatlar
galerisini yok eden, yerel televizyon kanalını ve bir günlük gazeteyi
mühürleyen, kadrosundaki Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğünü lağveden bir
zihniyete, temsil ettikleri çağdaş,demokratik,laik ve Atatürkçü
değerleri unutarak, nasıl ödüllendirirler.
Ne uğruna ? Belki pazarda bir tezgah, belediyeden
alınacak bir iş, veya ruhsat tasmasına takılmış, ekmek kapısı bir dükkan
adına.
İnsanın, sadece kendisini düşünecek bir kapasitesi
varken, bir sivil toplum kuruluşunun sorumluluğunun başına geçmesi, hem
kendisi, hem de üyeleri adına ne büyük bir talihsizliktir.
İnsan onurunu ayaklar altına alan midenin, patron
benim dediği bir ortamda, ideallerin hepsi sınıfta kalır.
Onun için yöneticiler yerelde de, genelde de çok
önemlidir.
Onlar, toplumun ülkenin onurunun ayaklar altına
alınmasına meydan vermeyecek kadar cesur, var olan değerleri yüceltecek
kadar da akıl sahibi olmalıdırlar.
Turizm Bakanı Günay, turizme tahsis edilecek orman
alanlarında bir ağaç kesene 2 hatta 4 ağaç dikme mecburiyeti
getirdiklerini ,ortada ormanlar için endişe edecek bir durum olmadığını
söylemiş.
Güler misiniz ağlar mısınız durumu, adam tam bir
bakan, ama görmeyen.
Sevgili Günay sen kesilen 50 yaşındaki bir ağacı
,dik bakalım başka bir yere, üstündeki börtü böceği, balsarısı ve leylek
yuvası ile.
Kendin ile yaşıt bir ağaç düşün, ona konan
baykuşların bilgeliğini, arıların çalışkanlığını karıncaların
disiplinini, mantarların coşkusunu, leyleklerin müjdeciliğini, serçelere
olan esirgemeciliğini, yaşama olan hayat verenliğini ekle, öyle
değerlendir yeşil dokuyu.
Ağaçlar, sizin tanış olduğunuz lüks mobilyaların ve
karşısına oturup memleketi pazarladığınız şöminelerdeki kütüklerin
ötesinde değerlerdir, dünyamızın geleceği adına.
Çok sevgili, ödül üstüne ödül alan değerli Bakanım.
Paslanmayan unutulmayan tek ödül halkın gönlündeki yerinizdir.
Bunu da kazanmanın yolu, ormanları turizm ve maden
yatırımcılarınaa pazarlamaktan değil, halk adına korumaktan geçer.
İzmir Efem Çukuru, Marmaris Osmaniye, Kaz Dağları,
Sorgun Ormanları, Bodrum Pina Yarımadası, Bergama Ovası ve daha nice
masmavi koyumuz, yemyeşil ormanımız hiçbir turistik tesise feda
edilemeyecek değerde ve paha biçilemeyecek kıymettedir.
Günü kurtarmak adına, geleceğimizi karartmamanızı,
yaşınızla eş ormanları, yapılaşmaya açarken, doğa ile, defalarca
yüzleşmenizi öneririz.
Ödüllerin en güzelinin, başınızı yastığa
koyduğunuzda , daldığınız huzurlu bir uyku olduğunu unutmamanızı
dilerim.
Hoşça kalın, dostça kalın.
Umur Özlüer
20/04/08 Marmaris
|