Yılın Rakamı:
Ülke genelinde
turist sayısı,
son dört ayda
%12.3 artarken,
toplam turizm
gelirlerimiz
Merkez Bankası
verilerine göre
%21.9 artmış.
Sonuç:Rakamdan
kim ölmüş?
İlk 5 aylık
dönemde,
Muğla
bölgesine, geçen
yıla nazaran %17
artışla 473.002
turist gelmiş.
Bu turistlerin
218.396 sı
İngiliz, 51.047
si Hollandalı,
41.077si Alman,
20.985 i
Fransız, 22.749
u Belçikalı,
16.199 u
İsrailli, 15.802
si Rus kalanı
ise diğer
ülkelerdenmiş.
Bu turistlerin,
390.477 si
havayolu,82.525i
ise deniz yolu
ile giriş yapmış
Muğla’dan
ülkemize.
Sonuç;
Muğla’da turizme
hizmet veren
273.000
nitelikli
yatağımızın
yıllık doluluk
oranı %34,
Sezonluk doluluk
oranı ise, %57
olarak
gerçekleşmiş.
Hesap kağıt
üzerinde böyle,
ancak;
belgelenmeyen
tesislerin ve
bölgemizdeki
yatların da,
yatak
kapasiteleri ile
bu pazardan pay
aldığını
düşünürseniz,
tesislerin
doluluk oranının
epey aşağılara
indiği gerçeği
ile, karşı
karşıya
kalırsınız.
En çok kaçak
işçi turizm
sektöründe
çalışıyormuş.
Çalışma ve
Sosyal Güvenlik
Bakanlığı
yetkililerinin
29.230 kişiyi
kapsayan 590
işyerinde
yaptıkları
denetim sonucu,
389 işyerinde
yabancı uyruklu
işçi
çalıştırıldığı,
bu işyerlerinden
335 inin ise bu
yabancı uyruklu
işçileri kaçak
olarak
çalıştırdığı
tespit edilmiş.
985 yabancı
uyruklu işçiden,
641 inin izinsiz
çalıştığı bu
incelemeler
sonucu ortaya
çıkınca,
yetkililer
ilgili
işyerlerine,4817
sayılı kanuna
muhalefetten,3.269.334
YTL. 4857 sayılı
iş kanununa
muhalefetten
41.384 YTL.
Olmak üzere
toplam,3.310.718
YTL. Para cezası
tahakkuk
ettirmişler.Bu
işçilerin
çoğunun korsan
rehber ve
otellerde
animasyon
gösterilerinde
yer alan
personel ve
müzisyen
olduğunun
vurgulandığı
raporda,
işyerlerine
gereken
zamanlarda
personel giriş
ve çıkış
işlemlerini
yasal olarak
yapmayan,
gerekli
bildirimlerde
bulunmayan
müesseseler için
de Cumhuriyet
Savcılıklarına
gereken suç
duyurusunun
yapıldığı
vurgulanıyor ve
turizm
sektöründe
denetimlerin
aralıksız devam
edeceği
belirtiliyor.
Türofed , bu
sorunun
çözümlenmesi
adına, yasanın
yeniden günün
ihtiyacına göre
düzenlenmesini
istemiş.
Sonuç;
Üretmek yerine
tüketmek,
yetiştirmek
yerine, ithal
etme mantığının
Türofed
bünyesinde de
egemen olduğunu
anladığımız bir
ortamda, kolay,
güncel karlılığı
daha büyük olan
bir yolu seçmiş,
yine turizm
profesyonellerimiz.
Bu gidişle, bu
gün için genel
müdür ,
asistanları ve
departman
şefleri,
aşçıları,
animatörleri ,
müzisyenleri ve
rehberleri,
yabancı uyruklu
olarak çoğalan
turistik
tesislerimizin,
yarınlarda
patronları da
yabancı uyruklu
olunca, siz ne
yapacaksınız
acaba?
“topraktan
dolma, sonradan
turizmci olma”
beylerimiz.
“Turizm
Taşeronları”
derneğini mi
kuracaksınız?
Size düşen
görev, ihtisas
ve deneyim
isteyen turizm
sektöründe, her
konuda,
ülkemizin
geleceğine
yönelik olarak
hizmet verecek
gençlerimizi
yetiştirecek,
tam donanımlı
eğitim
kurumlarını
kurmak,
nitelikli eğitim
verilmesini
sağlayacak maddi
desteği seferber
etmek ve bu
işgücünü ülkemiz
içinde
değerlendirdikten
sonra kalanını
da ihraç
etmektir.
Bu sektörde
örgütlenen gerek
yerel, gerek
bölgesel,
gerekse de
ulusal Meslek
Örgütlerinin
öncelikli işi bu
olmalıdır. Kendi
insanımız
işsizken,
dışarıdan
yabancı uyruklu
işçi getirip
çalıştırmak,
üstelik bunu
yasadışı
yollardan
yapmak, bu
ülkenin
geleceğine
ihanettir.
Bıkıp usanmadan
bu güne değin,
sadece, tesis
üstüne tesis
yapmayı yatırım
zan eden,
tesisleri kadar
boş kafalar,
ancak eğitimle
nitelik ve
kalitenin
artabileceğine,
bu sayede,
çevreyi
kirleten 1000
yatak yerine,
100 yatakla da
doğayı, çevreyi
bozmadan, beton
lamadan aynı
verimin elde
edilebileceğini
ne zaman
öğreneceksiniz?
Marmaris’te bir
zamanlar var
olan 850 kişilik
Meksa Vakfının
eğitim alanında
üstlendiği 15
yıllık ara
eleman
yetiştirme
görevini devir
alıp,
sürdüremeyen,
ama her
toplantıda
turizm
sektöründe
eğitimin önemine
değinen,
öz,söz,kişilik
ve kimlik
bunalımındaki
turizm
rantçıları,
sizin döneminiz
sona erdi, bu
ülkede artık “bu
gün” değil “yarın”
diyenlerin
yönetimi
başlıyor.
Sizlere başka
konularda
hayırlı işler
dilerim…
Hoşça kalın,
dostça kalın.
Umur Özlüer
15/06/08

|