|
Sorun Tanıtım
Değil, Ürün.
Marmaris’te
ürünün
tanıtılması ile
ilgili yerel
yönetim
sorumlularını,
turizm
fuarlarında
broşür dağıtma
şovu yaparak
basında yer alma
çabaları beni
hep
güldürmüştür.
Adam bir kelime
Rusça bilmez
Ukrayna Turizm
Fuarında
şirinlik yaparak
gelen
turizmcilere,
alt yapısı
eksik, çukurdan
geçilmeyen,
yağmur
çiselediğinde
sel basan ana
yolları olan
beldesinin
tanıtım
broşürünü
uzatır. İşte
medeni cesaret
budur dedirtecek
davranış ne
yazık ki, daha
turizmde ve
sosyal yaşamda
“medeni belediye
hizmetleri”
tamam olmayan
bir yere
davettir.
Tabii ki
broşürde yer
alan
fotoğraflar, her
tarafı günlük
güneşlik,
çevresi,
yemyeşil
ormanlarla
kaplı, pırıl
mavi bir denizin
kıyısındaki
huzurlu tatil
beldesine
aittir. 20.000
kişinin denize
girdiği bu
sahilde bir
umumi tuvalet,
duş, soyunma
kabini, sağlık
istasyonu
bulunamayacağı
broşürü
alanların aklına
dahi
gelmediğinden,
verenin de
programında bile
olmadığından
sahilde büyük
bir sıkıntı
yaşanmakta,
denizin
temizliği sadece
broşürlerdeki
resimlerde
kalmaktadır.
Marmaris turizm
beldesine değil,
Marmaris turizm
şantiyesine
gönderildiklerine
dair, turistler
tarafından
fotoğraf ve
video filmlerle
belgelenen bu
durum konusunda
şikayetçi
olmaları
halinde,
acenteleri
tarafından
kendilerine
yüklü miktarda
tazminatlar
ödenmektedir.
Uluslararası
hukukta, bu
kandırmacanın
adı “nitelikli
dolandırıcılıktır”.
Genellikle
uluslararası
turizm fuarları
Mart ayındadır.
Fuardan arta
kalan zamanlarda
yıl boyu süren
yorgunluklarını
kendilerine
hazırlanan moral
geceleri ile
değerlendirerek
halka hizmet
için yenilenen
konuk Belediye
Başkanlarımız,
alışverişe
çıktıkları
sırada,
kaldıkları
Şehrin belediye
hizmetleri ile
tanışırlar ve
büyük bir iyi
niyetle bu
hizmetleri,
kendi
beldelerine
taşımaya karar
verirler.
İşte, Nisan
ayında turizm
sezonuna adım
atılmışken bir
anda şehrin alt
üst edilmesi,
her yerin
kazılarak yeni
baştan bir
Marmaris
yaratılması
çalışmaları bu
iyi niyet ve ele
güne karşı rezil
olmamak
telaşından
ibarettir.
Ayrıca
broşürlerde ses
olmadığı,
fotoğraflar da
ustaca
çekilerek,
çarpık yapılaşma
kamufle edildiği
için,
Marmaris’teki
gürültü ve
görüntü
kirliliği de
belli
olmamaktadır.
Satış tacizine
gelince, bunda
da büyütecek bir
şey yoktur
turistler, kendi
menfaatlerinin
biraz geç
farkına
varmakta,
alacakları malın
değerini çabuk
kavrayamamaktadırlar.
Anutçu
dediğimiz,
çeşitli
işletmeler
tarafından
turiste hizmet
vermek üzere
tahsis edilen,
ücretsiz gönüllü
satış
danışmanları; bu
konuda ısrarlı
ve kararlı
davranışları
ile, kendilerine
yararlı olduğu
iddia edilen,
ancak
turistlerin
almak
istemedikleri
bir malı ya da
hizmeti
turistler
alıncaya kadar
uğraş
vermektedirler.
Konu cinsel
tacize gelince
bunda da
büyültecek bir
şey yoktur.
Akdeniz
sıcakkanlı
insanların
yaşadığı
memleketlerle
çevrelenmiştir.
Biz Türkler de,
bu özelliklere
sahip bir
milletiz.
Geleneksel
konukseverliğimiz
gereği, gelen
turistlere çok,
ama çok yakınlık
gösteririz.
Önce ahbap,
sonra arkadaş
ilerleyen
saatlerde dost,
alkol tüketimi
artınca da
akraba olmak
isteriz. Olay
tamamen iyi
niyetli genetik
bir dürtüden
gelen bir
sıcakkanlı
yaklaşımdan
ibarettir.
Olağanüstü
hizmet hızımız
sezon
yoğunluğuna
yetişmek
adınadır.
Ancak, insanlık
değerlerinden
yoksun,
materyalist
felsefe ile
yaşayan
kapitalist batı
toplumu bu
yakınlaşmayı
hazmedememekte,
tecavüz iddiası
ile sık sık
karakola
başvurarak
emniyet
güçlerini meşgul
etmektedir.
Bu arada kol
kırılır yen
içinde kalır
kültürü ile
büyüyen genç
delikanlılarımızın
hiçbiri kendini
her yaşta genç
hisseden azgın
turist
kadınların
tecavüzünden
bahis ederek
karakola
şikayette
bulunmamıştır ev
sahipliğinin
gereği olarak.
Gerekirse, bir
ev, bir dükkân
almış susmuş
hatta
âlicenaplığını
kanıtlamak adına
bir de nikah
kıyarak gönlünü
hoş etmiştir
kendisinden 40
yaş büyük
eşinin.
Ne adına?
Geleneklerimizi,
göreneklerimizi,
hoşgörümüzü
dünyaya yayma
adına.
Paylaşma kültürü
artık kalmayan,
doğu bloğunun
batı
özentisindeki
insanları ise,
bu sıcakkanlı
yaklaşım için
her seferinde
bir bedel
ödenmesi
gerektiğini
düşündüklerinden,
bu turistlerle
de aramızda
karakollara
intikal eden
sorunlar
çıkmaktadır.
Olayların tamamı
bir yanlış
anlaşmadan
ibaret olup
kültür
farklılığından
kaynaklanmaktadır.
Herhalde
“Medeniyetler
Çatışması”
dedikleri bu
olsa gerek.
Hâlbuki biz
buraya gelen her
turistle
“Medeniyetler
Buluşması”
programımızı
gerçekleştirmeye
çalışıyoruz,
iddiasındadır
bizimkiler.
Asıl kıyamet
turist
Marmaris’e
gelince
kopmaktadır. Her
şey dâhil tatile
gelen turist,
kaldığı otelden
ücretsiz
servisle
anlaşmalı deniz
kıyısındaki
restorana
gönderilmekte,
bir su içip
denize girip
çıkan turist
güneşlendikten
sonra oteline
dönerken önüne
gelen fatura ile
şoka
uğramaktadır.
İsterse parayı
ödemesin işte o
zaman gerçek
anlamda “her şey
dâhil servisi”
devreye girer.
İşte, yeni bir
turizm sezonuna
25 yıldır
sürekli
konuştuğumuz, bu
eski sorunlarla
giriyoruz yine.
Turizmden ekmek
yeme umudunda
olan herkese
başarılı hayırlı
sezonlar
dilerim.
Hoşça kalın,
dostça kalın.
Umur Özlüer
12 NİSAN 2008
YAZI İLE İLGİLİ
YORUMLARINIZI,
MESAJLARINIZI
İLETİŞİM FORMUNU
KULLANARAK
GÖNDEREBİLİRSİNİZ>>>

|