MUĞLA ÜNİVERSİTESİ

 

 

 


SAĞLIK
 

Ametist Hamile Eğitim Merkezi
Hamile Eğitim Kursu yeni grubumuz 17 Ekim Çarşamba günü başlıyor.

Dr.Hakan Çoker LCCE(Lamaze Certified Childbirth Educator)
Ametist Hamile Eğitim Merkezi-Marmaris
www.dogaldogum.com
252 4135513/5422151473

 

 

 
DİŞ HEKİMİ
Dr.Baturay CANATALAY
ENDODONTIST
www.baturaycanatalay.com
Kordon Cad. Saniye Apt. No:60 Kat2 Marmaris
412 55 11 - 413 48 08
0 542 603 80 38
0 532 557 46 06



 
DOĞUM GÜNÜNÜZ
KUTLU OLSUN...
SihirBay Gösteri Hizmetleri
www.sihirliyiz.biz
REKLAM

www.haberdergi.com


Arşivimizin bu sayfasında Umur ÖZLÜER'in köşe yazıları bulunmaktadır.
Tarih sırasına göre en yeniden en eskiye göre sıralanmış halini aşağıda görüyorsunuz.
  1. YAVUZ HIRSIZ

    İzmir’de 4.kattaki daireye balkon demirlerinden tırmanarak giren hırsızı gören vatandaşlar hemen polise haber verirler. Verilen adrese gelen polislere evin kapısını açmak mecburiyetinde kalan hırsız, büyük bir pişkinlikle, ev sahibi olduğunu söyleyerek, hırsızı kendisinin de gördüğünü, kendi balkonundan geçerek, yan daire balkonuna atladığını söylemesine rağmen, iş kimlik kontrolüne dayanınca , yakayı ele verir.(h.k.Sabah Gazetesi)

    Geçenlerde 21. kuruluş yıldönümlerini kutlayan, İçmeler ve Armutalan Belediyeleri’nin Kurucu Başkanlarını bu etkinliklerine, gene davet etmemiş olmaları, bu haberi okurken acı,acı gülümsetti beni. 

  2. RAKAMLAR VE TURİZM

    Yılın Rakamı: Ülke genelinde turist sayısı, son dört ayda %12.3 artarken, toplam turizm gelirlerimiz Merkez Bankası verilerine göre %21.9 artmış. Sonuç:Rakamdan kim ölmüş?

    İlk 5 aylık dönemde,

     Muğla bölgesine, geçen yıla nazaran %17 artışla 473.002 turist gelmiş.

    Bu turistlerin 218.396 sı İngiliz, 51.047 si Hollandalı, 41.077si Alman, 20.985 i Fransız, 22.749 u Belçikalı, 16.199 u İsrailli, 15.802 si Rus kalanı ise diğer ülkelerdenmiş.

    Bu turistlerin, 390.477 si havayolu,82.525i ise deniz yolu ile giriş yapmış Muğla’dan ülkemize.

    Sonuç; Muğla’da turizme hizmet veren 273.000 nitelikli yatağımızın yıllık doluluk oranı %34,

    Sezonluk doluluk oranı ise, %57 olarak gerçekleşmiş.

  3. YEREL SİYASET VE TELEVİZYON
    Yaklaşan seçimler dolayısı ile bir, bir sahneye çıkmaya başlayan siyasetçilerimizi, Kanal 48 TV de  Kemal Aküzüm tarafından hazırlanıp sunulan düzeyli “Yansımalar” programında izleme fırsatını buldum. Araya güncel giren konular dolayısı ile yaptığım değerlendirmeyi ancak kaleme alabildim. Yorum bizim, takdir sizin değerli okurlar.

    CHP grubu yerel iktidarın da temsilcisi olarak, her zamanki gibi hayal kırıklığı yaratırken DSP solun parlayan yıldızı olarak yereldeki dinamik, katılımcı ve demokratik anlayışını sergileyerek puan topladı.

  4. MEDYAMANYA
    Çevre kirliliğinden, küresel ısınmadan, ozon deliğinin büyümesinden, Yağmur Ormanları’nın yok olmasından, siyanürle altın aranmasından ve kaybolan canlı nesillerinin korunması kampanyalarının önünde gelmelidir bence medya kirliliği, Dünya’mızın geleceği ve sürdürülebilir yaşam açısından.

  5. TURİZMİN  YÜZÜ ASILDI

    DÜNYA’DA

    Artan petrol fiyatları turizm sektörünün ana girdisi olan enerjiyi uçak, deniz ve kara taşıtlarındaki yakıt fiyatları ile fena vurdu. Tarifeli seferlerle seyahat eden münferit müşteri, parmakla sayılacak derecede azalırken, kitle turizmi çökme seviyesine doğru hızla ilerlemekte.

     

  6. YASAKLARI, YASAKLAMALI
    Geçenlerde “Doğuran Kadın Gömen Erkek” başlıklı yazıma erkeklerden sitem hanımlardan da bol övgü almış, bu arada önümüzdeki yerel seçimler için yüreklenen bir çok hanım Belediye Başkan adayı ile karşılaşmış ve çok sevinmiştim.
    Bu sevincimi gölgeleyen olaylardan, bahis ederek yazıma başlarken, yasakla doğru toplumsal çözümlere ulaşmanın artık günümüzde mümkün olmadığını, ancak çağdaş bir, eğitim ve öğretimle toplumsal sorunlarımıza çözüm getirilebileceğini önemle vurgulamak isterim.
    Sigara yasağı, yasaklara karşı alerjisi olan toplumumuzda tüketimi tetikleyici bir etki yaratarak sigara tiryakilerinin de sivil toplum içinde örgütlenmesi yolunu açmıştır.
    Geçenlerde bir yarı kamu kurumu sayılan bir Oda'dayım herkes sigara yasağına saygılı,kül tablaları ortadan kaldırılmış bir ortamda, yönetimde görevli alev saçlı bir hanım,
    kadın sigarası olarak tabir edilen, ince uzun paketinden çıkardığı sigarayı ağzına koydu bir müddet bekledi, ama orada bulunan erkeklerden hiçbirinin centilmenliği, yasakları aşmaya yetmeyince kendi çakmağı ile sigarasını yaktı ve fütursuzca dumanını havaya savurdu.

     

  7. Başkandan acı, ama samimi itiraf.
    MAALESEF BAŞARAMADIK.

    Marmaris Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün, yılsonu sergisi açılışında konuşan Marmaris Belediye Başkanı M. Ali Acar çoğu hanım olan kursiyerlerin becerilerini sergileyecekleri bir sergi salonunu bu güne kadar yapamadıklarını söyledi ve “Maalesef başaramadık” diyerek, üzüntüsünü belirtti.
    Hanımların gönlünü almak için, Marmaris Pazarı’nda yer vererek ürünlerini satabileceklerini de söyleyen Ali Acar’ı, elişi yapan hanımlar alkışlarken, resim konusunda emek veren ve üç yıl içerisinde, bu konuda hayli önemli aşamalar kat eden sanatçı hanımlar, bu vaadin arkasında kalan, “Resim Sanatı ile Pazar” ilişkisini kurmakta, yan yana getirmekte hayli zorlandılar.

     

  8. ANLAMSIZ ANT
    İçmeler’de restoran ve barcıların kurdukları bir dernek mensupları, meslekleri ile ilgili sorunları dile getirmek üzere yürüyerek gösteri yapmışlar ve ant içmişler.
    “Turisti rahatsız etmeyeceğime, kazıklayıp dolandırmayacağıma, buna karşılık hizmetimin karşılığını alacağıma, şerefim üzerine ant içerim” Bu andı çok anlamlı bulan yerel basından bazı gazeteler de konuyu 1. sayfadan “Anlamlı Ant” başlığı ile vermiş.
    Üzülerek ben bu andı hiç anlamlı bulmadığımı belirtmek isterim.

     

  9. Biz Gavur Yöneticiler Değiliz
    Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ın “Marmaris Uluslararası Denizcilik ve Bahar Festivali” açılış konuşmasında toplanan tamamı 300 kişilik bir topluluğa seslenişinde yer alan bu cümle “uluslararası gibi” bir festivali de gölgelemeye yetti.
    Yapılan onca masrafa, konan zengin programlara rağmen halkla buluşmayan Festivalin açılışındaki katılım azlığından hayal kırıklığına uğrayan Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, bir kez daha özeleştiri yapmak yerine, mütecaviz bir davranışla, kendisini ret edenlere karşı suçlamalarda bulundu.
    -Biz gavur yöneticiler değiliz, biz düşman değiliz. Diyerek halka karşı bu talihsiz sözlerle aczini ifade eden Ali Acar, ilk kez

     

  10. Sorunlarınızdan Yakınmayın, Çözüm Arayın
    Dünyanın en nadide ağaçları arasında yer alan şifa kaynağı sığla ağaçlarımız, Marmaris’e açılmakta olan çift şeritli gidiş geliş yol adına kurban ediliyor.
    Ne adına, Turizm adına, daha çok turist gelmesi adına…
    Peki, daha çok turist gelmesi daha çok gelir gelmesi demek mi? Elbette ki hayır
    Kitle turizmi, döviz değil, kalitesizlik getiriyor ülkemize ve de özellikle bölgemize.
    Marmaris sahilindeki oteller 3.5 pounda müşteri bulamazken, Armutalan’daki apartlar 1.5 dolara tesislerine müşteri sokma çabasında. Yakın çevrede bulunan tesislerin sahipleri tarafından acentelere bedava yer teklif edildiği, ancak acentelerin bu durum karşısında bile komisyon istemeleri yüzünden anlaşma yapılamadığı söylenmekte. Söz konusu fiyatlar bir hamburger ya da hamburger menü fiyatları.
    İşte 3 yıldızlı fiyatlara “her şey dahil” pazarlanan 5 yıldızlı dev tesislerden sonra, turizmimizin genel tablosu bu.

     

  11. ULUSLARARASI FESTİVAL “GİBİ”
    Marmaris’teki bütün olumsuzluklara rağmen Şans Perileri yeni sunumlarda ısrarlı davranıyor.
    Marmaris Uluslar arası Denizcilik Festivali ellerinin arasından kayıp giden, Türsab’ın Kongre Merkezi desteğini elinin tersi ile iterek 25 Milyon Dolarlık bir yatırımı Kuşadası’na kaptıran, Türk-Yunan dostluk ve işbirliği fırsatını bu yıl büyük bir beceriksizlik örneği sergileyerek adeta Bodrum’lu girişimcilere ikram eden anlayış, içerde birbirini yemeye devam ederken diğer turizm destinasyonları başarı ile aşamalarına devam etmekteler.
    Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Şans Perileri, olağanüstü doğasının geçmişi hatırına ilk gülümsemelerini, hep Marmaris adına kullanmaktadırlar.

     

  12. ÖDÜL KOMEDİSİ
    Gün geçmiyor ki, memleketin altını oyan, denizini dolduran, ağacını kesen, turizmini sabote eden bir kişi ödüllendirilmesin,
    Bence, suç işleyenin bir kabahati yok. Kabahat, onu nice suçlara daha teşvik eden ödülleri verende.
    Suçun takdiri olur mu? Bizim memleketimizde olur. Biz her şeyin iyisini takdir etmeyi, iyi biliriz. Tere yağdan kıl çeker gibi yaptığı suçlardan sıyrılanlara , milleti devleti soyanlara gıpta ile bakar, kocaların,çocukların kafasına kaka,kaka örnek gösteririz.” Bak eloğlu nasıl köşeyi dönüyor, sen hala uyu bakalım” lafları gırla gider akşam sofralarında, haramzadelerin yaşantısına özenilen, toplu uyutma aracı olan televizyon seyredilirken.
    Darbecileri baş tacı yapar plaketlere boğarız. Adama yalakalık yapma adına plaketten gına getirip te “Ben bu kadar plaketi ne yapayım, hepsini denize atmayı düşünüyorum”

  13. ŞEFFAFLIK İLKESİ
    Toplumu yönetenler hiçbir zaman bu kadar şeffaf olmamıştı.
    Gemisini yürüten kaptandan, yumurtacısına, mısır ticaretinden, pirinç uyanıklığına, medyadan, iletişime kadar, her şey, ayan beyan ortada.
    Memleketi yönetenleri, neden Arap şeyhlerini baş tacı ettiklerinde, fotoğrafını başköşeye asıp resim çektirdiklerinde kınıyorlar anlamıyorum.
    Adam şirketin yönetim kurulu Başkanı.
    Bu kadar saygı gösterilmesinde ne kusur var.

     

  14. BUGÜN 23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN
    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Dünya’nın ilk ve tek çocuk bayramı olma özelliğini taşıyor. Türkiye’nin bu bayramı Dünya’ya ihraç etmesi için, gerekli çalışmaları yeteri kadar yapmadığını düşünüyorum.

     

  15. SU,SAVAŞ,SEVGİ
    “Su Savaşları” gelecekteki Dünya Savaşının ana nedeni olarak, şimdiden strateji uzmanları tarafından tüm insanlara bir uyarı olarak işaret ediliyor.
    Gün geçtikçe tükenen dünya kaynakları, artan nüfusun ve sanayileşmenin de etkisi ile artık sadece belli bölgelerdeki değil, tüm dünyadaki insanları açlıkla karşı karşıya bırakmak üzere.
    Petrol savaşları ile her geçen gün yeni bir katliama neden olan, doymaz egemen güçlerin yeni hedefi su coğrafyası. Bu coğrafyanın en verimli yeri ise ülkemiz. Her geçen gün, egemen güçlerin tahriki ile, komşularımızla yaşanan su tacizleri sonucu, huzursuzluklar doğmaktadır sınırlarımızda.

     

  16. Sorun Tanıtım Değil, Ürün.
    Marmaris’te ürünün tanıtılması ile ilgili yerel yönetim sorumlularını, turizm fuarlarında broşür dağıtma şovu yaparak basında yer alma çabaları beni hep güldürmüştür.
    Adam bir kelime Rusça bilmez Ukrayna Turizm Fuarında şirinlik yaparak gelen turizmcilere, alt yapısı eksik, çukurdan geçilmeyen, yağmur çiselediğinde sel basan ana yolları olan beldesinin tanıtım broşürünü uzatır. İşte medeni cesaret budur dedirtecek davranış ne yazık ki, daha turizmde ve sosyal yaşamda “medeni belediye hizmetleri” tamam olmayan bir yere davettir.  yazının devamı için tıklayınız>>>

     

  17. DOĞURAN KADIN GÖMEN ERKEK
    Hayata can veren, canı, 9 ay karnında taşıyan, doğumu gerçekleştiren, Dünya’ya yeni bir nefes getiren, umudu muştalayan kadınlar, cenazeyi taşıyan, cansızı gömen erkekler.
    Marmaris’in eski Belediye Başkanı İsmet Karadinç’in rahmetli kayınvalidesinin cenazesi, Çeşme Meydanı’ndaki Camii den kaldırılırken bunları düşünüyorum.
    Kadınların töre gereği uzak bırakıldıkları yerler arasında bulunan yerlerden biri olan cenaze namazından niçin soyutlandıkları, hayatın yükünü, güçlü omuzlarında taşıyan kadınlarımızın, niçin sevdiklerini ebediyete uğurlarken tabutu omuzlamadıklarını, cenazeleri uzaktan seyretmeyi tercih ettiklerini, hep merak etmişimdir.
    Gömmek erkek işimidir?

  18. NERGİS’LE GELEN MUTLULUK
    Ali Acar’ı ilk kez bu kadar mutlu gördüm. Ağzı kulaklarında, yürekten gülüyor, gözlerinden mutluluk ışıltıları yansıyordu.
    Onu bu kadar mutlu eden olay torunu Nergis’in sağlıklı doğumu idi.
    Nergis bebeğin doğumu ile ailesine gelen mutluluğu, pozitif bir enerji olarak çevresine yansıtan Ali Acar için, dedeliğe adım attığı bu gün, yeni bir dönem başladı sanırım.
    Şimdi iş, bu pozitif enerjiyi topluma yansıtacak icraatı gerçekleştirmek ve aynı mutluluk gülümsemesini Marmaris’te yaşayan herkesin yüzüne yerleştirmekte.

  19. BİR DELİ, KUYUYA TAŞ ATMIŞ 40 AKILLI ÇIKARAMAMIŞ…….
    Marmaris’teki, mangan arama çalışmalarını fiilen başlatan” İçmeler Belediyesi Maden Arama Ruhsatı” anımsattı, bu deyimi bana.
    Dünyanın gözbebeği bir turizm beldesinin Belediyesi, maden arama çalışmaları için bölgesine gelen yatırımcıya kucak açıyor, hoş geldin sefa geldin diyor, istediği ruhsatı, halka, çevre duyarlılarına, turizmcilere, bilim adamlarına, avukatlarına,danışmanlarına, meclisine , dağdaki çam ağacına, ovadaki arıya, uçan kuşa, balcılıkla geçinen köylüsüne, yeni doğan bebesine sormadan veriyorsa, işiniz, bu aşamada yasal sorumluluklarını tamamlayan madencinin vicdanına kalmışsa, vay halinize.

  20. SAHTEKAR
    1970 li yıllarda yönetmen Ertem Göreç’le çektiğimiz başrolünü Yılmaz Güney’in oynadığı bir filmin adı idi Sahtekar.
    Yıllar geçtikçe gözlemlerim sonucu sahtekarlığın toplumun ruhuna işlediğine, senaryonun hiç değişmediğine sadece oyuncuların değiştiğine tanık oldum.
    Her türlü değerin, kişisel çıkar ve amaçlar uğruna öğütüldüğü ülkemizde ve dünyada, sınır tanımayan ihtirasların pençesinde kıvranan insanoğlunun, nasıl her geçen gün insanlığını yok ederek aymazoğluna, güvenilmezoğluna, zararverenoğluna dönüştüğünü görüyorum.

  21. EMANET CANLAR
    -Çocuklar varlıklar ikiye ayrılırlar, canlılar ve cansızlar.
    Bez bebek Fatoş cansızdır ama kundaktaki yeni doğmuş, ağlayan Fatoş bebek, canlıdır. Pinokyo kukla bir hayal ürünü olup cansızdır.
    Diyerek birbiri ardına sıraladığı örneklerle
    çocukları gerçekle tanıştırmak adına ,inanılmaz bir katliamı 45 dakikalık ders süresince gerçekleştiren ilk okul öğretmenimin minik kalplerde açtığı derin yarayı, o akşamüzeri can dostlarını, bir bir yitirdikten sonra, eve yalnız bir başlarına dönen çocukların hüzünlü gidişini hiç unutamam.

  22. İNSAN NE ZAMAN ÖLÜR
    Tüm korkuların ötesindedir unutulmak.
    Ölüm korkusu bile unutulma korkusunun ardına takılmıştır insanoğlunda.
    İnsanı insan yapan işte bu korkudur. Unutulmamak adına her şeyi yapar.
    İcatların çıkış nedeninde, ihtiyaçtan önceliklidir, unutulma korkusu.
    Savaşlar, barışlar, anıtlar,mezarlar, görkemli şehirler, sanat yapıtları hep unutulma korkusunun endişesi ile insanlar tarafından yapılmış, içinde bulunulan çağa vurulmak istenen sonsuzluk damgalarıdır.

  23. İstiklal mi, İstikrar mı?
    “Hepimiz Siviliz” hareketinin daveti üzerine Şahin Tepe’sindeki toplantılarına katıldım. Toplantının içeriği, tanışma imiş. Ama hiç kimse birbiri ile tanıştırılmadı. Her zamanki gibi didaktik bir söylemle, hazırlanan manifesto okundu. Kimse toplantıya katılanlara bir söz hakkı vererek, bu konularda siz ne düşünüyorsunuz demedi. Çünkü toplantıyı düzenleyenler, halkın ne düşünmesi gerektiğini, düşünmüşlerdi zaten, gerisi, onlarca herhalde safsata olacağından, vakit kaybetmek istememişlerdi. Toplantıya katılan yaş ortalaması 50 olan kalabalık grup, heyecanla önüne gelen börekleri lüpledi, çayları höpürdetti ve diğer Cumhuriyet pikniklerinde olduğu gibi sakince dağıldı.

  24. GÜNAH EŞEKLERİ
    Geçen hafta Marmaris Belediyesi’nin kente bir kültür merkezi kazandırması adına yaptığım haber, çarpıtılarak “Marmaris’te Eşek Krizi, Marmaris’te Eşek Skandalı” manşetleri ile tüm yerel ve ulusal basında yer aldı. Gerçek gazeteciliğin, sorunlara göz yumarak yönetenler tarafından beslenmek olmadığı, sorunları,  kamuoyunun bilgisine sunarak çözülmesine yardımcı olmak ve yönetenleri bu konuda uyarmak olduğu bilinci ile yaptığım bu haberin içeriğindeki asıl tema olan, Marmaris’te konserlere, tiyatrolara, güzel sanatlar sergilerine kucak açacak bir Kültür Merkezi’nin olmayışının ayıbı, bu ayıbın asıl sorumluları tarafından Dünya’nın en sevimli hayvanları olan yaban ve yılkı eşeklerinin sırtına yüklendi.

  25. Turizm için, öncelikle kimi eğitmeliyiz?
    Muğla Valisi Sn. Lütfi Yiğenoğlu’nun başlattığı bir kampanya ile Turizm Sektöründe “eğitim belgesiz” çakışanın kalmaması hedefleniyor.
    Bu amaçla açılan kurslara Bodrum ev sahipliği yapmak için tüm olanaklarını seferber etmiş, çevredeki İlçe’lerden akın akın insan Bodrum’a gelerek turizm sektöründe ekmek yiyecekleri bir iş sahibi olmak ya da, ekmek yedikleri işlerinde kendilerini geliştirmek üzere, bu kurslara katılarak belge sahibi olmaya çalışıyorlar. Umur Özlüer 27 Ekim 2008

  26. Turizmde Tsunami
    İnternette Google sitesine girip Türk Turizmi yazdığınızda karşınıza bir anda 395.000 sonuç çıkıyor.
    Böylesine üzerinde konuşulan, araştırmalar yapılan, ele güne karşı ülkenin prestij sektörü ve ülkenin gelecekteki umudu olan turizmde işler nasıl diye, Hollanda Utrecht Turizm Fuarından dönen bir turizm profesyoneli dostuma uğradım, turizm üzerine biraz sohbet ettik.
    Yazının devamı için tıklayınız>>>

    Bayrakları ,bayrak yapan, üzerindeki kandır,
    Toprak, eğer uğrunda ölen varsa, Vatandır.
    Şair, Mithat Cemal Kuntay’ın bu dizelerini anımsatarak, kendisine armağan edilen, 13 yaşındaki öğrenciler tarafından kanla renklendirilmiş bayrağı teslim alan Genel Kurmay  Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “Bayraklarını kanla yapıyorlar,18 yaş ve altı gençler. Biz böyle bir milleti biz büyük bir milletiz.” sözlerine katılmıyorum.
    Toprak, anadır, her şeyi doğuran, bolluğun, bereketin ve yaşamımızı borçlu olduğumuz doğanın ta kendisidir.
    Yazının devamı için tıklayınız>>>
    Yeni Yılda Eskimeyen Sorunlar 04.01.2008

    M.S 2OO7 Yılının son günü olan ,31 Aralık Yılbaşı gecesi İstanbul Taksim Meydanı’nda yaşanan taciz rezaletini televizyondan naklen izlerken, benimle ayni kimliği taşıyan eğitimsiz magandaların kaba ve hoyrat davranışları yüzünden utancımdan yerin dibine girdim.
    Sanki o kameralar dönüp objektiflerini bizim evin içine çevirecek ve televizyondaki muhabir mikrofonunu uzatarak “siz bu konuda ne düşünüyorsunuz” diye soracak diye ödüm koptu?

     

  27. GÜLE GÜLE 2007
    İyisi ile, kötüsü ile, bir yılı daha bitirdi gözü yaşlı, gönlü genç, geleceği meçhul Dünya’mız.
    Toplumlar arasına nefret, kin,ayrılık tohumları ekip, silah satan, enerji kaynaklarını tekelleştirip, Dünya’nın tüm milletlerini soyan ,kana doymayan tacirler ve onların kuklası olan egemen devletlerin yöneticileri, insanlık tüketip, anlamsız servetlerini çoğaltırken,seyirci koltuğunda oturup, sıranın kendisine gelmesini bekleyen Türkiye’mizde ve güzel Marmaris’imizde neler olmuş bir bakalım.

  28. ZAMANCI
    Zamancı , her sabahki gibi dükkanını  açtığında, devasa kum saatinde yuvarlanan, birçok yaşı geçkin müşteri ile karşılaştı.
    Onlara hüzünlü bir gülümseme ile bakarak, - Neden buraya hiç gençler uğramaz? Diye sordu  ve cevabını yine kendi verdi, kendine, - Öyle ya, onların buraya uğramak için daha çok zamanları var . Dedi.
    Kum saati içinde debelenen, tepesinden aşağı dökülen kumları geri iterek, zamanı durdurmaya çalışan yaşlı müşterilerine, hoşgörü ile bakarak, kum saatinin camını yavaşça tıklattı

  29. TEZAT ve SANAT
    İstanbul’da Arnavutköy’den bindiğim Belediye Otobüsü ile Taksim’e giderken Beşiktaş’tan binen gençlerin konuşmalarına kulak misafiri oldum.
    -Yahu amma da kazıktı sorular.
    -Yok yahu o kadar da kazık değildi.
    -Bana Lozan’da Türkiye’yi kim temsil etti diye sordular nereden bileceğim İsmet Paşa diye salladım tutmaz mı, cuk oturdu valla.
  30. Vizyon, Televizyon
    Yaygın basında geçen hafta yer alan bir röportajda halktan kişilere sorulan –Vizyon ve misyon nedir? Sorusuna vatandaşlarımızın birbirinden anlamsız yanıtlarından sadece biri yazımın başlığı oldu.Bir vatandaşımız vizyonunu televizyon olduğunu yumurtlayarak, genel kültür alanında, abukluk rekoruna koşarken bu yanıt beni hiç şaşırtmadı. Öyle ya biz Vizyon Grubu adındaki en bilgililerin , en ilgililerin başlattığı Marmaris’i kurtarma , Marmaris’de kalite çıtasını yükseltme operasyonunun, Londra Turizm Fuarı’nda geçen yıl İnternet Mahir’le Marmaris’imizin tanıtılmasına tanık olmuş kişilerdik ,bizi şaşırtacak bir durum değildi sıradan, seyyar satıcılık yaparak hayatını kazanan bir vatandaşımızın vizyonu televizyon olarak yorumlaması, hatta farkında olmadan kendisi toplumsal bir yaraya da parmak basmıştı. Çünkü tekelleşen yaygın medya halkın görüş biçimini oluşturmaktadır günümüzde.
  31. Marmaris Batıyor mu?
    Kötü geçen bir sezon sonrası, selden de bir şamar yiye Marmaris’te hayat iyice felç olmuş durumda. Bankalarda kredi taleplerinin iyice arttığı karşılıksız çeklerin, tomarla icraya konmak üzere avukatlara verildiği, avukatların bunlardan bir şey çıkmaz, vekalet ücretimi bile kurtaramam, çıksa bile bu yoğunlukta davası yıllar sürer diye iş almakta bile nazlandığı, mahkemelerde, her gün kaçan kiracılarının senetli kira borçlarını almak için , dükkan ,apart, otel sahiplerinin dosya açma kuyruğuna girdiği, dere yatağına yapıldığı için selden zarar görüp çevresini de batırdıktan sonra hizmet veremez hale gelen, anlı şanlı hiper marketlerin ve yüzme havuzu tesislerinin bulunduğu, örnek olarak yapılan ,yapılışı sırasında aylarca kapalı kalan yolu nedeni ile çevresinde bulunan işyerlerini mağdur eden sonunda en ufak bir yağmurda “yol dereye” dönen caddeleri ile gerçekten örnek alınacak bir iş sergileyen, esnaftan ve halktan özür dilemek yerine, sele, onların kanalizasyonlara attığı çöplerin sebep olduğu gerekçesini öne sürerek kendini savunmak bir yana, pişkince saldırıya geçerek zeytinyağı misali, selin üstüne çıkmak isteyen bir yerel yönetim anlayışı ile yönetilen Marmaris ,batıyor mu?
  32. Yağdı Yağmur ,Çaktı Şimşek 15/Kasım/2007
    Marmaris’i gene, mevsim normallerinden bir saatlik bir yağış sonucu sel aldı…
    Seli seyreden yöneticiler neler düşündü bilemem ama, yağmur sularına batan Marmaris halkı, dükkanındaki, evindeki suyu kovalarla boşaltmaya çalışırken ,onların yedi cedlerine bir kez daha şükranlarını sunmuş olsalar gerek.

     
  33. KALEM VE COP 7 Kasım 2007 /Marmaris
    Marmarisli Gazeteciler hayatlarının en büyük eyleminde, yine fire verdi.
    *Kuva-yi Milliye ve Mütareke Basını’nın, “her devrin basınına” kol kanat geren Marmaris Belediyesi’ne baskını hezimetle sonuçlandı.
    *Ali Acar 8 Gazeteciler 0.
    *Kaymakam tarafından yağlandırılan coplar, Marmarisli Gazetecilerin gözünü korkuttu.
    *Basına Sansür’ün, Marmaris’ten Türkiye’ye örnek olacak eylemi provokatör gazeteciler tarafından engellendi.
    *Tatlı su basınının Marmaris’teki sansür eylemi emniyetin “diz kapak adalarında” bitti
    *Marmaris’te, copla karşılaşan kalemler kırıldı.
    *Marmarisli Gazetecilerin yüreği copla dağlandı.
  34. GERÇEKLER TÜRBANALTI EDİLEMEZ
    Toplum, her türlü dayatmaya tepki verir. İnsanın doğasından gelen bu refleks sonucu, reformların toplumla özdeşleşmesi, toplumun reformları sindirmesi ve benimsemesi yüzyıllara yayılır. Demokrasi ve Cumhuriyet, yürekten benimsenmesi ve sindirilmesi en zor yönetim şeklidir.
  35. İSTANBUL’DA LALE DEVRİ ,TÜRKİYE’DE HÜZÜN Umur Özlüer 30/Ekim/2007
    İstanbul Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84.yılını 2.250.000  USD bütçeli muhteşem bir “havai fişek” gösterisi ile kutladı.
    Nerede ise tüm İstanbul Boğazı’nı kapsayan gösteri sırasında 48.000 atış yapılarak 84 yaşındaki T.C Cumhuriyet’inin görkemi Dünya’ya yansıtıldı, halkın morali yükseltildi.
    Diyor,en ilgililer,en bilgililer. Peki halk ne diyor bu havailiğe? İsterseniz bir de halkı dinleyelim.
  36. SANSÜR MARMARİSTE HORTLADI 20/10/2007 MARMARİS
    Ulusal basının mail trafiğinde dönen başlık bu mu olmalı idi? Güzeller güzeli cennetten bir köşe Marmaris’imiz için.
    “Sansür Marmaris’te Hortladı” başlığı, bana sorarsanız Marmaris’e hiç ama hiç yakışmadı. İcraatları ile halkı canından bezdiren, eleştiriye sosyal demokrasiye kapalı bir grup yeteneksiz muhteris tarafından yönetilmeye çabalanan Marmaris’te olumsuzlukların sonu bitmek tükenmek bilmiyor.
     
  37. Müstehcenlik ve Sanat 28/9/07 Marmaris
    Müstehcenlik ve Sanat
    “Yeni Gazetem Ege” de eski kafa ile yayınlanan bir yazı konu oldu bu günkü köşeme
    El, ayak, burun, kulak, kafa, göz ile, penis, vajina, rektum arasında, müstehcen olan, olmayan kısacası iyi ya da kötü niyetli organlar mantığı ile ayırımcılık yapan bir yazar arkadaşımızın, bu mantıkla ayırdığı organları sanatla da bağdaştırarak, figürü kadın ve erkek olan, büyük bir estetik değer taşıyan ve aşkı simgeleyen heykeli, Kemer Belediyesi’ne yaptı ve halka açık bir alana kondu diye, sanatçısına da hakaret etmesi, benim bile sabrımı taşırdı.
  38. Yangında 15. Dakika 3 Eylül 07 Marmaris
    Seramik sanatçısı dostum Taşkın, bizimle beraber soluk soluğa yangın yerine koşarken,
    15 dakika önce karşı yamaçtan ilk kıvılcımları görüp itfaiyeyi aradığımızda helikopter gelebilseydi, yangın bu kadar büyümezdi. Diyordu, iyi niyetle, helikopterlerin teknik olanaklarının saat 21.00 sularındaki, şartlarını bilmeden.
    Ben ise, elimde fotoğraf makinesı, iki aracın zorlukla yan yana geçebildiği Sakine Evren Çeşmesi önünden itibaren dizilmiş onlarca itfaiye aracının arasından geçip, yangının başladığı yere ulaşmaya çalışıyordum.
     
  39. Mutsuz Azınlık 1 Eylül 2007 Dünya Barış Günü
    25 kişiden oluşan 60. hükümetin, 24 üyesi erkek, bir üyesi kadın.
    Nüfusunun %50 sinden fazlasının kadın olduğu ülkemizde 60. hükümete, nazar boncuğu misali takılan, kadın üye “Kadın ve Aile”den sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu.
    Nimet Çubukçu, sorumlu olduğu 35.511.397 kadına karşı bu oransız temsil durumunu izah edebilir mi?
     
  40. ALLAH HİPOKRATINIZI VERSİN17/08/07 Marmaris
    Her zaman söylerim, doktorlar da herkes gibi sıradan birer insandır.Onlar da, üzülürler,gözyaşı dökerler, neşelenir, güler kahkaha atarlar, aşık olurlar, aldatırlar aldanırlar, terk ederler , terk edilirler, yerler içerler göbeklenirler, sigara içki bağımlılıkları olabilir, 5 vakit namazında niyazında olanlar da vardır,bazıları hastalarını müşteri olarak, bazıları dost olarak, bazıları ise, hastalarını sadece bir insan olarak görürler.

HABERLER İLE İLGİLİ YORUMLARINIZI
AŞAĞIDAKİ İLETİŞİM FORMUNU KULLANARAK GÖNDEREBİLİRSİNİZ

 

  
 
        

 

 

 

 


 


ARŞİV

ANA SAYFA

 

 




Reklam



Reklam

PETMARİS
VETERİNER KLİNİĞİ

Vet.Hek.Kemal Altun

www.petmaris.com

info@petmaris.com

Sinan Mah.Cumhuriyet Cad.427Sk.No:1-2
Armutalan Marmaris

Armutalan Bim Karşısı
0 252 417 46 59
0 505 59 69 149


Reklam