Arşivimizin bu
sayfasında Umur ÖZLÜER'in köşe yazıları bulunmaktadır.
Tarih sırasına göre en yeniden en eskiye göre sıralanmış halini aşağıda
görüyorsunuz.
İzmir’de
4.kattaki daireye
balkon demirlerinden
tırmanarak giren
hırsızı gören
vatandaşlar hemen
polise haber
verirler. Verilen
adrese gelen
polislere evin
kapısını açmak
mecburiyetinde kalan
hırsız, büyük bir
pişkinlikle, ev
sahibi olduğunu
söyleyerek, hırsızı
kendisinin de
gördüğünü, kendi
balkonundan geçerek,
yan daire balkonuna
atladığını
söylemesine rağmen,
iş kimlik kontrolüne
dayanınca , yakayı
ele verir.(h.k.Sabah
Gazetesi)
Geçenlerde 21.
kuruluş
yıldönümlerini
kutlayan, İçmeler ve
Armutalan
Belediyeleri’nin
Kurucu Başkanlarını
bu etkinliklerine,
gene davet etmemiş
olmaları, bu haberi
okurken acı,acı
gülümsetti beni.
RAKAMLAR VE
TURİZM
Yılın Rakamı:
Ülke genelinde
turist sayısı, son
dört ayda %12.3
artarken, toplam
turizm gelirlerimiz
Merkez Bankası
verilerine göre
%21.9 artmış.
Sonuç:Rakamdan
kim ölmüş?
İlk 5 aylık
dönemde,
Muğla bölgesine,
geçen yıla nazaran
%17 artışla 473.002
turist gelmiş.
Bu turistlerin
218.396 sı İngiliz,
51.047 si
Hollandalı, 41.077si
Alman, 20.985 i
Fransız, 22.749 u
Belçikalı, 16.199 u
İsrailli, 15.802 si
Rus kalanı ise diğer
ülkelerdenmiş.
Bu turistlerin,
390.477 si
havayolu,82.525i ise
deniz yolu ile giriş
yapmış Muğla’dan
ülkemize.
Sonuç;
Muğla’da turizme
hizmet veren 273.000
nitelikli
yatağımızın yıllık
doluluk oranı %34,
Sezonluk doluluk
oranı ise, %57
olarak gerçekleşmiş.
YEREL SİYASET VE
TELEVİZYON
Yaklaşan seçimler
dolayısı ile bir,
bir sahneye çıkmaya
başlayan
siyasetçilerimizi,
Kanal 48 TV de
Kemal Aküzüm
tarafından
hazırlanıp sunulan
düzeyli “Yansımalar”
programında izleme
fırsatını buldum.
Araya güncel giren
konular dolayısı ile
yaptığım
değerlendirmeyi
ancak kaleme
alabildim. Yorum
bizim, takdir sizin
değerli okurlar.
CHP grubu yerel
iktidarın da
temsilcisi olarak,
her zamanki gibi
hayal kırıklığı
yaratırken DSP solun
parlayan yıldızı
olarak yereldeki
dinamik, katılımcı
ve demokratik
anlayışını
sergileyerek puan
topladı.
MEDYAMANYA
Çevre kirliliğinden,
küresel ısınmadan,
ozon deliğinin
büyümesinden, Yağmur
Ormanları’nın yok
olmasından,
siyanürle altın
aranmasından ve
kaybolan canlı
nesillerinin
korunması
kampanyalarının
önünde gelmelidir
bence medya
kirliliği,
Dünya’mızın geleceği
ve sürdürülebilir
yaşam açısından.
TURİZMİN YÜZÜ
ASILDI
DÜNYA’DA
Artan petrol
fiyatları turizm
sektörünün ana
girdisi olan
enerjiyi uçak, deniz
ve kara
taşıtlarındaki yakıt
fiyatları ile fena
vurdu. Tarifeli
seferlerle seyahat
eden münferit
müşteri, parmakla
sayılacak derecede
azalırken, kitle
turizmi çökme
seviyesine doğru
hızla ilerlemekte.
ANLAMSIZ ANT
İçmeler’de restoran
ve barcıların
kurdukları bir
dernek mensupları,
meslekleri ile
ilgili sorunları
dile getirmek üzere
yürüyerek gösteri
yapmışlar ve ant
içmişler.
“Turisti rahatsız
etmeyeceğime,
kazıklayıp
dolandırmayacağıma,
buna karşılık
hizmetimin
karşılığını
alacağıma, şerefim
üzerine ant içerim”
Bu andı çok anlamlı
bulan yerel basından
bazı gazeteler de
konuyu 1. sayfadan
“Anlamlı Ant”
başlığı ile vermiş.
Üzülerek ben bu andı
hiç anlamlı
bulmadığımı
belirtmek isterim.
GÜLE GÜLE 2007
İyisi ile,
kötüsü ile, bir
yılı daha
bitirdi gözü
yaşlı, gönlü
genç, geleceği
meçhul
Dünya’mız.
Toplumlar
arasına nefret,
kin,ayrılık
tohumları ekip,
silah satan,
enerji
kaynaklarını
tekelleştirip,
Dünya’nın tüm
milletlerini
soyan ,kana
doymayan
tacirler ve
onların kuklası
olan egemen
devletlerin
yöneticileri,
insanlık
tüketip,
anlamsız
servetlerini
çoğaltırken,seyirci
koltuğunda
oturup, sıranın
kendisine
gelmesini
bekleyen
Türkiye’mizde ve
güzel
Marmaris’imizde
neler olmuş bir
bakalım.
TEZAT ve SANAT
İstanbul’da
Arnavutköy’den
bindiğim Belediye
Otobüsü ile Taksim’e
giderken
Beşiktaş’tan binen
gençlerin
konuşmalarına kulak
misafiri oldum.
-Yahu amma da
kazıktı sorular.
-Yok yahu o kadar da
kazık değildi.
-Bana Lozan’da
Türkiye’yi kim
temsil etti diye
sordular nereden
bileceğim İsmet Paşa
diye salladım tutmaz
mı, cuk oturdu
valla.
Vizyon, Televizyon
Yaygın basında geçen
hafta yer alan bir
röportajda halktan
kişilere sorulan
–Vizyon ve misyon
nedir? Sorusuna
vatandaşlarımızın
birbirinden anlamsız
yanıtlarından sadece
biri yazımın başlığı
oldu.Bir
vatandaşımız
vizyonunu televizyon
olduğunu
yumurtlayarak, genel
kültür alanında,
abukluk rekoruna
koşarken bu yanıt
beni hiç şaşırtmadı.
Öyle ya biz Vizyon
Grubu adındaki en
bilgililerin , en
ilgililerin
başlattığı
Marmaris’i kurtarma
, Marmaris’de kalite
çıtasını yükseltme
operasyonunun,
Londra Turizm
Fuarı’nda geçen yıl
İnternet Mahir’le
Marmaris’imizin
tanıtılmasına tanık
olmuş kişilerdik
,bizi şaşırtacak bir
durum değildi
sıradan, seyyar
satıcılık yaparak
hayatını kazanan bir
vatandaşımızın
vizyonu televizyon
olarak yorumlaması,
hatta farkında
olmadan kendisi
toplumsal bir yaraya
da parmak basmıştı.
Çünkü tekelleşen
yaygın medya halkın
görüş biçimini
oluşturmaktadır
günümüzde.
Marmaris Batıyor mu?
Kötü geçen bir sezon
sonrası, selden de
bir şamar yiye
Marmaris’te hayat
iyice felç olmuş
durumda. Bankalarda
kredi taleplerinin
iyice arttığı
karşılıksız
çeklerin, tomarla
icraya konmak üzere
avukatlara
verildiği,
avukatların
bunlardan bir şey
çıkmaz, vekalet
ücretimi bile
kurtaramam, çıksa
bile bu yoğunlukta
davası yıllar sürer
diye iş almakta bile
nazlandığı,
mahkemelerde, her
gün kaçan
kiracılarının
senetli kira
borçlarını almak
için , dükkan
,apart, otel
sahiplerinin dosya
açma kuyruğuna
girdiği, dere
yatağına yapıldığı
için selden zarar
görüp çevresini de
batırdıktan sonra
hizmet veremez hale
gelen, anlı şanlı
hiper marketlerin ve
yüzme havuzu
tesislerinin
bulunduğu, örnek
olarak yapılan
,yapılışı sırasında
aylarca kapalı kalan
yolu nedeni ile
çevresinde bulunan
işyerlerini mağdur
eden sonunda en ufak
bir yağmurda “yol
dereye” dönen
caddeleri ile
gerçekten örnek
alınacak bir iş
sergileyen, esnaftan
ve halktan özür
dilemek yerine,
sele, onların
kanalizasyonlara
attığı çöplerin
sebep olduğu
gerekçesini öne
sürerek kendini
savunmak bir yana,
pişkince saldırıya
geçerek zeytinyağı
misali, selin üstüne
çıkmak isteyen bir
yerel yönetim
anlayışı ile
yönetilen Marmaris
,batıyor mu?
Yağdı Yağmur ,Çaktı
Şimşek 15/Kasım/2007
Marmaris’i gene,
mevsim
normallerinden bir
saatlik bir yağış
sonucu sel aldı…
Seli seyreden
yöneticiler neler
düşündü bilemem ama,
yağmur sularına
batan Marmaris
halkı, dükkanındaki,
evindeki suyu
kovalarla boşaltmaya
çalışırken ,onların
yedi cedlerine bir
kez daha
şükranlarını sunmuş
olsalar gerek.
KALEM VE COP 7 Kasım
2007 /Marmaris
Marmarisli
Gazeteciler
hayatlarının en
büyük eyleminde,
yine fire verdi.
*Kuva-yi Milliye ve Mütareke Basını’nın, “her devrin
basınına” kol kanat geren Marmaris Belediyesi’ne baskını
hezimetle sonuçlandı.
*Ali Acar 8 Gazeteciler 0.
*Kaymakam tarafından yağlandırılan coplar, Marmarisli
Gazetecilerin gözünü korkuttu.
*Basına Sansür’ün, Marmaris’ten Türkiye’ye örnek olacak
eylemi provokatör gazeteciler
tarafından engellendi.
*Tatlı su basınının Marmaris’teki sansür eylemi emniyetin
“diz kapak adalarında” bitti
*Marmaris’te, copla karşılaşan kalemler kırıldı.
*Marmarisli Gazetecilerin yüreği copla dağlandı.
İSTANBUL’DA LALE
DEVRİ ,TÜRKİYE’DE
HÜZÜN
Umur Özlüer
30/Ekim/2007 İstanbul Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84.yılını 2.250.000
USD bütçeli muhteşem bir “havai fişek” gösterisi ile kutladı.
Nerede ise tüm İstanbul Boğazı’nı kapsayan gösteri sırasında
48.000 atış yapılarak 84 yaşındaki T.C Cumhuriyet’inin görkemi
Dünya’ya yansıtıldı, halkın morali yükseltildi.
Diyor,en ilgililer,en bilgililer. Peki halk ne diyor bu
havailiğe? İsterseniz bir de halkı dinleyelim.
SANSÜR MARMARİSTE
HORTLADI
20/10/2007 MARMARİS
Ulusal basının
mail trafiğinde
dönen başlık bu mu
olmalı idi? Güzeller
güzeli cennetten bir
köşe Marmaris’imiz
için.
“Sansür Marmaris’te
Hortladı” başlığı,
bana sorarsanız
Marmaris’e hiç ama
hiç yakışmadı.
İcraatları ile halkı
canından bezdiren,
eleştiriye sosyal
demokrasiye kapalı
bir grup yeteneksiz
muhteris tarafından
yönetilmeye
çabalanan
Marmaris’te
olumsuzlukların sonu
bitmek tükenmek
bilmiyor.
Müstehcenlik ve
Sanat
28/9/07 Marmaris
Müstehcenlik ve
Sanat
“Yeni Gazetem Ege”
de eski kafa ile
yayınlanan bir yazı
konu oldu bu günkü
köşeme
El, ayak, burun,
kulak, kafa, göz
ile, penis, vajina,
rektum arasında,
müstehcen olan,
olmayan kısacası iyi
ya da kötü niyetli
organlar mantığı ile
ayırımcılık yapan
bir yazar
arkadaşımızın, bu
mantıkla ayırdığı
organları sanatla da
bağdaştırarak,
figürü kadın ve
erkek olan, büyük
bir estetik değer
taşıyan ve aşkı
simgeleyen heykeli,
Kemer Belediyesi’ne
yaptı ve halka açık
bir alana kondu
diye, sanatçısına da
hakaret etmesi,
benim bile sabrımı
taşırdı.
Yangında 15.
Dakika 3 Eylül 07
Marmaris
Seramik sanatçısı
dostum Taşkın,
bizimle beraber
soluk soluğa yangın
yerine koşarken,
15 dakika önce karşı
yamaçtan ilk
kıvılcımları görüp
itfaiyeyi
aradığımızda
helikopter
gelebilseydi, yangın
bu kadar büyümezdi.
Diyordu, iyi
niyetle,
helikopterlerin
teknik olanaklarının
saat 21.00
sularındaki,
şartlarını bilmeden.
Ben ise, elimde
fotoğraf makinesı,
iki aracın zorlukla
yan yana geçebildiği
Sakine Evren Çeşmesi
önünden itibaren
dizilmiş onlarca
itfaiye aracının
arasından geçip,
yangının başladığı
yere ulaşmaya
çalışıyordum.
Mutsuz Azınlık 1
Eylül 2007 Dünya
Barış Günü
25 kişiden oluşan
60. hükümetin, 24
üyesi erkek, bir
üyesi kadın.
Nüfusunun %50 sinden
fazlasının kadın
olduğu ülkemizde 60.
hükümete, nazar
boncuğu misali
takılan, kadın üye
“Kadın ve Aile”den
sorumlu Devlet
Bakanı Nimet
Çubukçu.
Nimet Çubukçu,
sorumlu olduğu
35.511.397 kadına
karşı bu oransız
temsil durumunu izah
edebilir mi?
ALLAH HİPOKRATINIZI
VERSİN17/08/07
Marmaris Her zaman söylerim, doktorlar da
herkes gibi sıradan birer insandır.Onlar da, üzülürler,gözyaşı
dökerler, neşelenir, güler kahkaha atarlar, aşık
olurlar, aldatırlar aldanırlar, terk ederler , terk
edilirler, yerler içerler göbeklenirler, sigara içki
bağımlılıkları olabilir, 5 vakit namazında niyazında
olanlar da vardır,bazıları hastalarını müşteri olarak,
bazıları dost olarak, bazıları ise, hastalarını sadece
bir insan olarak görürler.
HABERLER İLE İLGİLİ
YORUMLARINIZI
AŞAĞIDAKİ İLETİŞİM FORMUNU KULLANARAK GÖNDEREBİLİRSİNİZ