|
Geçenlerde
“Doğuran Kadın
Gömen Erkek”
başlıklı yazıma
erkeklerden
sitem
hanımlardan da
bol övgü almış,
bu arada
önümüzdeki yerel
seçimler için
yüreklenen bir
çok hanım
Belediye Başkan
adayı ile
karşılaşmış ve
çok sevinmiştim.
Bu sevincimi
gölgeleyen
olaylardan,
bahis ederek
yazıma
başlarken,
yasakla doğru
toplumsal
çözümlere
ulaşmanın artık
günümüzde mümkün
olmadığını,
ancak çağdaş
bir, eğitim ve
öğretimle
toplumsal
sorunlarımıza
çözüm
getirilebileceğini
önemle
vurgulamak
isterim.
Sigara yasağı,
yasaklara karşı
alerjisi olan
toplumumuzda
tüketimi
tetikleyici bir
etki yaratarak
sigara
tiryakilerinin
de sivil toplum
içinde
örgütlenmesi
yolunu açmıştır.
Geçenlerde bir
yarı kamu kurumu
sayılan bir
Oda'dayım herkes
sigara yasağına
saygılı,kül
tablaları
ortadan
kaldırılmış bir
ortamda,
yönetimde
görevli alev
saçlı bir hanım,
kadın sigarası
olarak tabir
edilen, ince
uzun paketinden
çıkardığı
sigarayı ağzına
koydu bir müddet
bekledi, ama
orada bulunan
erkeklerden
hiçbirinin
centilmenliği,
yasakları aşmaya
yetmeyince kendi
çakmağı ile
sigarasını yaktı
ve fütursuzca
dumanını havaya
savurdu.
Ortamda bulunan
basın
mensuplarının
ikazını da
umursamazca,
alaycı bir ifade
ile yanıtlayan
bu hanım, Burada
da sigara içme
yasağı mı var?
Olsun ben içerim
isterseniz siz
de için, diyerek
oradaki diğer
genç hanımlara
cesaret veren
konuşması ile,
bilgi
eksikliğini suç
ortakları
bularak
gidermeye
çalışırken,
sigarasının
dumanı ile ne
yazık ki
kendisini ve
çevresini
zehirlediğinin
farkında
değildi. Yaşamın
iki önemli
düşmanı olan,
kilo ve sigara
ile vazgeçilmez
derecede dost
olduğu anlaşılan
bu varlıklı
hanımefendi,
herhalde parama
geçer sözüm
diyerek kapalı
alanlarda sigara
içmenin cezası
olan 50YTL gibi
bir cezayı göze
almıştı da,
bulunduğu
kurumun
yöneticilerinin
kendi adına
ödeyecekleri
cezadan ve
onların
prestijini kaç
paralık
ettiğinden
bihaberdi.
Sigaranın keyif
veren alevinin,
çok kısa bir
süre sonra
hayatımızı
söndüren,
karartan bir
küle döndüğü
ortamı
yarattığının
yazısı olan
“Tüten Türkiye”
adlı yazımı bu
hanımefendiye
yollayarak, onu
kendi ve
başkalarını
hayatı konusunda
duyarlı
davranmaya davet
ettim. Umarım
yararı olur.
Bu arada sadece
kendisinin
bulunduğu,
kapalı mekânında
sigara içme
özgürlüğü
isteyenlere de
saygı duyuyorum.
Eğitim, öğretim
yetersizliğinden,
kültürsüzlükten,
yasakların
sadece çiğnenmek
üzere konulduğu
sanılan
ülkemizde,
sigara yasağı da
sadece tüketimi
arttıran,
içildiği keyif
anına, bir de
adrenalin
enjekte edilen
heyecanlı ortamı
yaratmıştır.
Kişi eğitilmeli,
ama
özgürlükleri,
çevresine zarar
vermedikçe
kısıtlanmamalıdır.
İsteyen
sigarasını
içkisini içmeli,
isteyen
kapanmalı ya da
açılmalı,
isteyense
ötenazi hakkını
kullanmalıdır
toplumda. Zaten
doğru bir eğitim
almış insan, ne
zararlı
maddelerle
vücuduna zarar
verir, ne
kendini güneşten
mahrum ederek
kemik
hastalıklarını
davet eder, ne
40 derece
sıcakta
kapanarak
kurdeşen döker,
ne gereğinden
fazla açılarak
üşütür, ne de
tüm umutlarını
yitirerek
yaşamına son
verebilir diye
düşünüyorum.
Uyulmayacak
yasakları koyan
yönetim,
otoritesini
kaybeder.
Onun için önce
eğitmek sonra
kuralları
belirlemektir
yöneticilerimizin
işi.
Bu konuda en
güzel örnekleri
arapsaçına dönen
trafiğimizde
görebilirsiniz.
Cezaların
caydırıcı
yükseklikte
olmasına rağmen
trafik
kurallarına
uyulmamaktadır.
Niçin? Eğitim
yetersiz,
denetim
etkisizdir.
Kırmızı ışıkta
geçen, yaya
yollarını
motosiklet yolu
yapan,
kavşaklardaki
trafik
işaretlerine
uymayan, yolları
trafiğe engel
olan muhtelif
eşyalarla
doldurarak
kendilerine özel
park yeri
yapanlar ve park
kurallarını
engelleyenlerle
doludur
etrafımız.
Minibüsleri tıka
basa doldurup
ağzında sigarası
ile yolcu alan
taksi şoförleri
de işin cabası.
Yeni Emniyet
Müdürümüz de,
bir süre iyi
niyetle bu
sorunlarla
uğraşacak,
ardından
Marmaris
kurallarına o da
uyacaktır.
Bulunduğunuz
yerde, toplum
bilinci yoksa ne
yapsanız
boşunadır.
Kariyerinizi
gömer
gidersiniz. Bir
tiyatrosu, bir
konser salonu,
bir güzel
sanatlar
galerisi olmayan
yerde de, toplum
bilinci asla
gelişmez. 5
Haziran Dünya
Çevre Gününüzü
kutlar, sağlıklı
bir çevrede,
mutlu bir
gelecek dilerim.
Hoşça kalın,
dostça kalın.

|