YAVUZ HIRSIZ
İzmir’de
4.kattaki
daireye balkon
demirlerinden
tırmanarak giren
hırsızı gören
vatandaşlar
hemen polise
haber verirler.
Verilen adrese
gelen polislere
evin kapısını
açmak
mecburiyetinde
kalan hırsız,
büyük bir
pişkinlikle, ev
sahibi olduğunu
söyleyerek,
hırsızı
kendisinin de
gördüğünü, kendi
balkonundan
geçerek, yan
daire balkonuna
atladığını
söylemesine
rağmen, iş
kimlik
kontrolüne
dayanınca ,
yakayı ele
verir.(h.k.Sabah
Gazetesi)
Geçenlerde 21.
kuruluş
yıldönümlerini
kutlayan,
İçmeler ve
Armutalan
Belediyeleri’nin
Kurucu
Başkanlarını bu
etkinliklerine,
gene davet
etmemiş
olmaları, bu
haberi okurken
acı,acı
gülümsetti
beni.
Vefa, saygı gibi
değerlerin gün
geçtikçe
yozlaştığı
günümüzde,
topluma öncülük
etmeye soyunmuş
yöneticilerden
beklenen, örnek,
birleştirici
davranışların,
tam aksinin
yapılması onları
halkın gözünde
yücelteceğine,
iyice
küçültmektedir.
ŞEYH, ŞIH,
MÜRİT, ALLAH ,
KUL
Cumhuriyetle
gözü açılan halk
tarafından
temizlenen seyh,şıh
günümüzde
Allah’la, kul
arasına girerek
ayrıcalıklı bir
ruhban sınıfı
oluşturarak
inanç
parazitliği
yapma çabalarını
arlıksız
sürdürüyor. Ne
için? Bir asalak
olarak
beslenmek,
çalışan
emekçinin kanını
oturduğu yerden
emmek için. Her
gün bu konuda
yeni bir şey
öğreniyorum hiç
şaşırmadan.
Türban altındaki
çeşitli
yükseltiler
meğer rütbe
işareti imiş.
Türban altından
gösterilen
topuzla herkes
konumunu ortaya
koyuyormuş.
Meçhul,
bilinmeyen halkı
daima
etkilemiştir.
Bu konuda suç,
ne inananda, ne
de
inandırandadır.
Gerçek suçlu,
kim olursa olsun
halkı
aydınlatmayandır.
M.S 2008
yılında, sizin
halkınız hala
ÖSS, SBS,KPS
sınavlarının
sonuçlarına
etkisi olur
diye, türbe
önlerinde
kuyruğa
diziliyor,
mezarlıkları
dolduruyor,şeyhlere
şıhlara yüz
sürüp, hacılara,
hocalara muska
yazdırıyorsa,
ciddi toplumsal
problemleriniz
var demektir.
Emeksiz,
çalışmadan
kazanma, ya da
seyh, şıh, hacı
hoca torpili ile
bir adım öne
geçme
ahlaksızlığını
çözme işi,
toplum sorunu
uzmanları olan
sosyologlarındır.
Okumayan
seyreden,
araştırmayan
karıştıran
,üretmeyen
tüketen
bireylerden
oluşan toplumlar
er veya geç,
okuyan,araştıran,üreten,geliştiren
toplumların,
ekonomik
kültürel ve
sosyal
egemenlikleri
altına girmeye
mahkumdurlar.
İşte makûs talih
dedikleri budur.
Bu durumdan
kurtulmak için,
geçmişi iyi
anlamak,
geleceği
gösteren Atatürk
İlke ve
İnkilaplarına,
Cumhuriyet
değerlerine,
sıkı sıkı
sarılmak, yeni
nesile de
sıkmadan,
bıktırmadan,
günümüze
uyarlayarak
anlatmak
şarttır.
İNSANLIK
DERSİ
Karnı deşilmiş,
kuyruğuna taş
bağlanarak
denize atılmış
yunusu görünce
içim cız etti .
İnanın
rüyalarıma girdi
bu vahşetin
görüntüleri.
İlk ağzımdan
çıkan ,aynen
gazete
manşetindeki
gibi, “bunu
yapan insan
olamaz” lafı
oldu. Ama ne
yazık ki bu
vahşeti de, bir
insanın
gerçekleştirdiği
apaçık ortada
idi.
Marmaris
körfezinde tekne
ile giderken
bize güler yüzle
eşlik eden,
insan
terapisinde
yardım eden
sevimli
yunuslar, bu
durum karşısında
ne
düşünüyorlardı
şimdi acaba?
Bu hafta,
Marmaris
Gazeteciler
Derneğinin
düzenlediği
moral gezisine,
bu moralsizlikle
katıldım.
Çiftlik koyunda
bulunan, konuk
olduğumuz,
Alarga Sail
tesislerine
tekne ile yol
alırken hep
bunları düşündüm
ve sevimli
yunuslarla
karşılaşmamak,
insan olma
utancını yüzüme
vurmamaları için
,deniz yerine,
teknenin içine
baktım hep.
Onun için hala
ısrarcıyım
fikrimde,
okullara
öncelikli olarak
mecburi alınacak
insanlık dersi
konmalıdır.
Mesleklere
eleman
yetiştirmeden
önce insan
yetiştirilmesi
için çaba
gösterilmelidir.
Bu proje
gerçekleştiğinde
bu gün için
toplumsal bir
çok sorunun
kendiliğinden
hal olduğunu
göreceksiniz.
Çalma,
çırpma.yalan,dolan,rüşvet,
hırsızlık,tecavüz,cinayet,savaş,gericilik,irtica
ve yağmacılın
insanlık dışı
işler olacağının
anlaşılacağı bu
dersler
sonucunda, bu
sorunlar
kendiliğinden
ortadan
kalkacaktır.
Önemli olan bu
dersleri verecek
insanları
bulmaktadır.
Hoşça kalın,
dostça kalın
insanlıktan
ayrılmayın.
Umur Özlüer
22 Haziran 08
Marmaris
YAZI İLE İLGİLİ
YORUMLARINIZI,
MESAJLARINIZI
İLETİŞİM FORMUNU
KULLANARAK
GÖNDEREBİLİRSİNİZ>>>

|